Asgari Ücret, Mahmut ve Bir Maşrapa Su
Mahmut, Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşıyor ve Gebze’de çalışıyordu. Sabahları iş servisinin saatine yetişebilmek için her gün 6’da kalkıyor, akşam ise ancak 9’da eve dönebiliyordu. Uykusunu alamadığı günlerde, eksik uykusunu serviste uyuklayarak tamamlamaya çalışırdı. Eve her zaman çok acıkmış bir şekilde geldiği için akşam yemeğini çoğu zaman biraz fazla kaçırırdı. Ertesi sabah yine erken kalkacağı için çay içmez, yemeğini yedikten sonra hemen yatağa giderdi. Yanına ise gece susadıkça kalkıp içmek için bir maşrapa – ama kesinlikle sürahi değil – su almayı da ihmal etmezdi.
Aslında ilk başta bir yerde çalışmaktansa, kendi başına iş kurmak ta istemişti. Birkaç güzel düşüncesi de vardı. Ne de olsa çalışkan biriydi. Bu çalışkanlığıyla güzel bir fikir birleşince yürür giderdi. Birkaç denemede bunun hiç te zannettiği gibi olmadığını anladı. Aslında ne olduğunu tam anlamadı, anladığı şey, çalışmak ve güzel bir fikrin yürüyüp gitmesi için yeterli olmadığıydı.
Mahmut kendisini iyi pazarlayamıyordu. Utanıyordu. İstediği bir şeyi ya da işi elde etmek için, doğru yanlış demeden ne gerekiyorsa yapması gerektiğini; önemli olanın para kazanmak ve başarmak olduğunu; başarıya ve paraya giden yolda işlenen gayri ahlaki davranışların, hatta suçların bile kimsenin çok umursamadığını bir türlü kavrayamıyordu.
Mahmut bir ara memur olmayı da düşündü. Daha az çalışıp daha çok para kazanabileceğini biliyordu. Ama test tekniği iyi değildi; “şıkları eleyip doğru cevabı iki seçeneğe indirme” yöntemini bir türlü başaramıyordu. Eğer onu öğrenebilseydi, bugün üretime yaptığı katkıdan çok daha azını yapacak ama buna karşılık çok daha fazlasını alacaktı.
Mahmut bu son düşük faiz furyasından da yararlanamamıştı. Bankalar, asgari ücret alanlara bir ev alabilecek kadar kredi vermiyordu. Kaldı ki verseler bile, alabilir miydi? Milliyetçi ve muhafazakâr biriydi. Faizle asla işi olamazdı. Hal böyleyken, enflasyonun suçlusu kendisiymiş gibi enflasyon oranlarını düşürmek için ondan bir fedakârlık daha bekleniyor; asgari ücrete daha az zam yapılmasına katlanması isteniyordu. Zaten katlanmaktan başka şansı da yoktu.
Aslında bilse içinde bulunduğu şartlar sağlığı için daha iyiydi. Çalışmaktan, düşünmeye vakti kalmadığı için depresyona girmiyor, yine aynı sebeple daha az sigara içiyordu. Bir de yatarken yanına aldığı maşrapa iki litre değil de üç litre su alsa, doktorların günlük önerdiği su içme miktarını da yakalayacaktı.
Mahmut çok kullanışlı biriydi. Hatta öyle ki kendisinin kullanılması şöyle dursun, hikâyesini kullanılarak yazılarını okutmaya çalışanlar bile çıkıyordu.
Mahmut artık cins bir isimdi. Dünyadan muhacir, eşyadan öksüz olanların ismi…