Emniyete suç duyurusunda bulunuyorum
Yüksek sesli egzoz patlatarak araç ve motosiklet kullananları şikayet ediyorum.
Şehirler yalnızca binalardan, yollardan ve araçlardan ibaret değildir. Şehir; içinde yaşayan insanların huzuru, güvenliği ve günlük hayatını sürdürebilme hakkıdır.
Ancak son zamanlarda özellikle İzmit Umuttepe, Yeşilova ve Bağçeşme çevresinde yaşayan vatandaşların ortak bir şikâyeti var: Gece yarısını adeta yarış pistine çeviren araçlar, patlatılan egzozlar ve son ses açılan müzikler.
Özellikle gece saat 00.00 ile 02.00 arasında bazı araç sürücülerinin egzozlarından yüksek ses çıkararak, egzoz patlatarak ve araçlarında yüksek sesle müzik açarak yurtların ve yerleşim alanlarının çevresinde dolaştığı ifade ediliyor. Bu durum sadece bir gürültü meselesi değildir; aynı zamanda toplum huzurunu doğrudan etkileyen ciddi bir sorundur.
Umuttepe bölgesi, Kocaeli Üniversitesi kampüsü nedeniyle binlerce öğrencinin yaşadığı bir bölgedir. Yurtlarda kalan öğrenciler, sabah derslerine hazırlanan gençler, gece nöbetten gelen sağlık çalışanları ya da sabah işe gidecek vatandaşlar için gece uykusu son derece önemlidir.
Fakat birkaç sorumsuz kişinin “gösteriş” amacıyla çıkardığı gürültü, yüzlerce insanın dinlenme hakkını elinden alabilmektedir.
Son dönemde bu rahatsızlığa bir de yüksek sesli egzoz kullanan motosikletli gençler eklenmiş durumda.
Özellikle modifiye edilmiş motosikletlerin çıkardığı keskin ve yüksek egzoz sesi, gece saatlerinde kilometrelerce öteden duyulabilecek seviyeye ulaşabiliyor. Bu motosikletlerin bazıları yalnızca gürültü çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda hastane yolu olarak bilinen Baki Komsuoğlu Bulvarı’nda gece saatlerinde yarış yaptığı yönünde de ciddi şikâyetler bulunuyor.
Baki Komsuoğlu Bulvarı, sadece bir şehir yolu değildir. Aynı zamanda hastanelere ulaşımın sağlandığı önemli bir güzergâhtır. Acil durumdaki hastaların, ambulansların ve sağlık çalışanlarının kullandığı bir yolun gece yarışlarına sahne olması, sadece gürültü değil aynı zamanda ciddi bir güvenlik riski de oluşturmaktadır.
Üstelik bu durum yalnızca rahatsız edici bir davranış değil, yasal olarak da suçtur.
Türkiye’de araçlardan çıkan gürültü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında açık şekilde düzenlenmiştir. Araçların egzoz sistemlerinde yapılan değişiklikler, gürültü seviyesini artıran modifikasyonlar ve özellikle “egzoz patlatma” olarak bilinen uygulamalar yasaktır. Trafik ekipleri bu tür araçlara idari para cezası uygulayabildiği gibi, araçları trafikten men edebilmekte ve egzoz sisteminin eski haline getirilmesini zorunlu kılabilmektedir.
Ayrıca araç içinde veya dışında yüksek sesle müzik açarak çevreyi rahatsız etmek de kabahat sayılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi, başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültü yapılmasını açıkça yasaklamaktadır. Aynı şekilde trafikte tehlikeli araç kullanmak, yarış yapmak veya yarış izlenimi oluşturacak şekilde sürüş sergilemek de trafik mevzuatına göre ciddi yaptırımlara tabidir.
Dolayısıyla mesele yalnızca vatandaşın şikâyeti değil, aynı zamanda kamu düzeninin korunmasıdır.
Vatandaşların en çok dile getirdiği konu ise şu: Aynı araçların defalarca ihbar edilmesine rağmen bölgede tekrar tekrar görülmesi. İnsanlar doğal olarak şu soruyu soruyor: Eğer bu araçlar sürekli aynı bölgede gürültü çıkarıyorsa neden kalıcı bir çözüm üretilemiyor?
Bu noktada emniyet birimlerinin bölgede daha görünür ve sürekli bir trafik denetimi sağlaması büyük önem taşıyor. Özellikle Umuttepe, Yeşilova ve Bağçeşme çevresi ile Baki Komsuoğlu Bulvarı’nda gece saatlerinde yapılacak düzenli kontroller hem caydırıcı olacak hem de toplum huzurunu sağlayacaktır.
Unutulmamalıdır ki özgürlük, başkasının hakkını ihlal etmediği sürece vardır. Bir kişinin eğlencesi veya gösterişi, yüzlerce insanın uykusunu ve huzurunu bozma hakkı vermez.
Şehir hayatının en temel ihtiyaçlarından biri gece huzurudur. Umuttepe’de yaşayan öğrencilerin, vatandaşların ve sağlık çalışanlarının beklentisi çok büyük değil: Sadece sessiz bir gece ve huzurlu bir uyku.
Bu da aslında bir lütuf değil, en temel şehir hakkıdır.