Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor!

DİSK Kocaeli Bölge Temsilciler Kurulu toplantısında konuşan Birleşik Metal Gebze 1 Nolu Şube Başkanı Selçuk Çiftçi DİSK’in Ankara kararını, mücadele stratejilerini ve genel politikalarını eleştirdi.

Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor!

DİSK Kocaeli Bölge Temsilciler Kurulu toplantısı İzmit Belediyesi Dernekler Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Lastik İş Genel Başkanı ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Alaaddin Sarı, Birleşik Metal Genel Başkanı ve DİSK Genel Başkanı Özkan Atar DİSK Kocaeli Bölge Temsilcisi Vedat Küçük ile bölge temsilcileri ve bağlı sendikaların temsilcileri katıldı.

Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor! - Resim : 1

KRİTİK ELEŞTİRİLER

Kurul toplantısında konuşan Birleşik Metal Sendikası Gebze 1 Nolu Şube Başkanı Selçuk Çiftçi DİSK’in merkezinin İstanbul’dan Ankara’ya taşınma kararını, genel mücadele stratejilerini ve yönetim kurulunu eleştirdi.

“DİSK NEDEN BÜYÜYEMİYOR?”

Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor! - Resim : 2

Çiftçi DİSK’in neden büyümediğini sorarak başladığı konuşmasında, “Bunlar uzmanlar tarafından, aydınlar tarafından, sınıfın öncüleri tarafından bunlar değerlendirilmeli, masaya yatırılmalı. Ya devamlı bir seferberlik. Ya arkadaş biz nerede hata yaptık diyen bir yönetim yok. DİSK neden büyüyemiyor? DİSK'in sözünün, hükmünün olmadığı yer yok ya. Ya DİSK'in mesela vergilerle ilgili doğru söylüyor, Türkiye'de yaprak kımıldamıyor, tamam da, iyi de biz burada bunun arkasına saklanmayalım yani. Türkiye'de yaprak hiçbir zaman kımıldamıyordu ki zaten. DİSK'liler kımıldatıyordu. Biz kımıldatacağız o yaprakları. Herkes şikayet ediyor. Ya sendikaların genel başkanları şikayet etmesin kardeşim. Şikayet eden bıraksın istifa etsin. Ya yönetici şikayet eder mi? Ben edemem, ben utanırım. Bak, Smart Solar'da grevdeyiz. 45. gün. Utanıyorum gözlerinin içine bakmaya. Hiç de bir kabahatimiz yok, anlı şanlı grev yapıyoruz. Öyle ya da böyle kazanacağız, göreceksiniz. Kazanacağız yani. Çünkü bizden güçlü değiller. Varmış gibi yapıyorlar. Güçleri varmış gibi ama biz de onlara uyduk, biz de varmış gibi yapıyoruz. Aynı bu salonun tertiplendiği gibi, aynı bunun içeriğinin maalesef işte bunu söylemeyelim mi yani? Bu toplantı ne DİSK'e, ne de Türkiye işçi sınıfına hiçbir şey katamaz. Keşke önden konuşmasaydım da, en azından hani önden konuşmanın da faydası olmuş olsun, hiçbir çözüm önerisi ve karar alınmayacak burada. Hodri meydan. Çünkü geçmişte alamadınız. Varsa benden sonra, tabii ki hepsine cevap vereceksiniz, biliyorum. Sizin adınıza soruyorum. Bu salondaki bütün kurumlar adına soruyorum. Bütün örgütler adına soruyorum. Fabrikalarınızda, şubelerde kaç yüz tane, kaç bin tane işçi çıkartıldı? Ben sizin fabrikalar aynı yerde çalışmıyoruz, değil mi? Ama biliyorum. Liğme liğme doğranıyoruz. Sadece şu yapılıyor: "Mehmet Şimşek'in orta vadeli programına yazıklar olsun, lanet olsun. Tayyip Erdoğan hükümetine şöyle etti." Abi dertlen, dertlen, dertlen. Biz 2 yıldır, son 2 yılı söylüyorum, hayatımız hep böyle geçti ama, 2 yıldır kapı önünde yatıp kalkıyoruz. Şimdi kendi şubemizin, kendi sendikamızın da burada güzellemesini yapmak da istemiyorum. Yapanlardan da hiç hoşlanmıyorum. Sanki burası kendileri şey, vitrin yeri burası. Sen yapacaksın zaten. Grev yapmışsın. Grev yapacaksın kardeşim. Grev yapmayacaksan ne işin var senin bu sendikaların başında? Niye aday oldun?” diye sordu.

Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor! - Resim : 3

“ORTAK SLOGAN DAHİ ATILMIYOR”

Devamında DİSK içindeki ayrılığa vurgu yapan Çiftçi hem kendi sendikasını hem de Lastik İş’i eleştirdi, “Bizim temsilcilerimizin şu an üstlendiği görev için de, bundan sonra üstleneceklerse de, tek bir motto olabilir: Türkiye işçi sınıfına hizmet etmek. İşçi sınıfı iktidarını öncelemeyen bir DİSK olamaz mesela. Ben, tabii ki aramızda sağcı da var, solcu da var. Yani rahmetli Kemal Türkler, Rıza Kuas'ların yaşadığı dönemlerde Türkiye işçi sınıfı tümüyle sol görüşlü müydü? Yok. O zaman da o istenilen insanların çoğu sağcıydı. Şimdi de aynı. Ama o zaman DİSK'in sınıfa dair bir sözü vardı, lafı vardı, gene var. Ama şimdi sadece sözü var. Ama pratik yok. O zaman öneriyorum. Madem Türkiye işçi sınıfının öncüsüdür, gözbebeğidir ki öyledir. Neden ortak slogan dahi atılmıyor? Arzu başkana soruyorum. Ben böyle eleştiriyorum. Birleşik Metal'den biri konuşunca sadece Birleşik Metal alkışlıyor. Lastik-İş konuşuyorsa da muhtemelen öyle olacaktı. E öyle dayanışma olur mu? Biz 8 ay Fransız sermayeli Merser, 1980 sonrası işlenenin sendikası, Mess'e karşı en uzun grevi yapmış Grid İşçileri ve şubesiyiz, sendikasıyız. Alman sermayeli Erlau İsveç sermayeli Omsa. Şimdi de yerli sermaye Smart Solar'da grev, direniş ve saydıklarım şu, yeni örgüt, sözleşmeler de imzalanıyor bu arada. Neredeydi DİSK? Soruyorum. Sormayayım mı? Ayağa mı kalkalım yani? Böyle mi yapalım yani? Yok öyle bir şey. DİSK'in kültüründe yok ki.” dedi.

Selçuk Çiftçi’den DİSK, Lastik İş ve Birleşik Metal eleştirileri: Ortak slogan dahi atılamıyor! - Resim : 4

“DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN DİYE YAPILIYOR”

Çiftçi sözlerine şöyle devam etti, “Ben sol, sosyalist gelenekten gelmiş, ailesi muhafazakar, kendisi sosyalist, DİSK'in içinde nefes alabilen bir insanım yani. Ama şimdi ben size sosyalizm propagandası yapmıyorum. Ama bu sendikaları kuranlar Türkiye işçi sınıfının iktidarı için can verdiler. Bizim genel başkanımız çocuklarının gözünün önünde öldürüldü ya! Biz gelmişiz burada 11.00'de toplanmışız. Saat 03.00'de toplantı bitecek diye. Bak başta toplantı bitti zaten. Genel sekreter toplantı 03.00'de bitecek diye söylediği andan itibaren, bu toplantının bana göre, kıymet verenler vardır, özür diliyorum onlardan ama bana göre, amacına ulaşma şansı yok ki. Var, sırf biriniz çıksın desin ki, genel başkan tabii ki desin, hangi mantıkla bunu 3'e sıkıştırdılar? Ben buraya taktım. Asıl konuşma sebebim bu. Şimdi dostlar çarşıda görsün diye yapılıyor. Örgüt, biraz önce saydığım fabrikalar var ya, 2 yıldır gerçekten 2024'ün başından beri kapı önündeyiz ya. Arzu Başkanımız, Arzu Başkanın göreve geldiği zamanlarda, bizim örgütümüzün içerisinde bile kendisine karşı (eski dönemden bahsediyorum) bir şey vardı, hepiniz biliyorsunuz, yani bir tartışma vardı. Biz o zaman, o zamanki genel başkanımıza da diyorduk ki, DİSK'in genel başkanına karşı, Birleşik Metal Sendikası da olsak, yani farklı düşünüyor da olsak, asla saygıda kusur etmemeliyiz diyordum. Ben onlardan birisiyim. Bak, kendi Temsilciler Kurulumuzda kürsüye aynı böyle çıkıp 3-5 kişiden birisiyim. Kendisi burada. Şimdi bir daha söylüyorum. Sayın Başkanım, "kız kardeşlerim" diye, özel günlerde basına, kamuoyuna verdiğiniz demeçlerden yana teşekkür ediyorum. Sendikamızı iyi temsil ediyorsunuz. Samimiyetle söylüyorum.

“DİSK’İN İDEOLOJİSİNİ DEĞİŞTİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”

Ama yani şimdi 7 tane insanın can verdiği, altısının kadın olduğu bir parfüm fabrikası var yanımızda ya. Şimdi DİSK işte dostlar çarşıda görsün diye kınadık, e sonra bitti. Biz onun önüne önünde yatmamız gerekmiyor mu? Sorumluların ortaya çıkması için eylemler, mitingler, basın açıklamaları aktif olarak, devamlı olarak yapmamız gerekmiyor mu? Sonra örgütlenme seferberliği başlatacaksak, 2 yıldır kapının önünde yatıp kalkıyoruz diyoruz ya. Tamam, geldiniz, parfüm fabrikasına da geçerken bir de selam verseydiniz. 150 tane kadın grevci var şu anda Gebze'de. Direniyorlar. İşçi sınıfının namusu adına, ilkeleri adına, DİSK'in ismi adına direniyorlar ya! Genel başkan bir selam vermez mi arkadaşlar? Şimdi biz bunu söylemeyelim mi? (Alkışlar ve sloganlar: Sırma İşçisi Yalnız Değildir) Yani şimdi tabii ki sağcı da olacak, solcu da olacak. Biz şimdi ben sosyalist bir bakış açısıyla sizi hepinizi işçi sınıfı iktidarı mücadelesine davet edebilirim. Varsa samimi olduğum arkadaşlar başka örgütlerde, siyasi tartışma da yaparız güzel güzel. Birbirimizi ikna etmeye çalışırız. Bu olması gereken bu zaten. Ama 2026'ya gireceğimiz bugünlerde de kimse DİSK'e ideoloji yakıştırması yapmaya kalkmasın. Sınıfın ideolojisi belli. Sağcı da olacak, solcu da olacak tabii ki. Ama DİSK'in ideolojisini değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez. DİSK'in Ankara'ya taşınması söz konusu bile olamaz. Kimsenin de gücü yetmez. DİSK'in binasını götürürsünüz. (Alkışlar) Şuna da katılıyorum bu arada. DİSK Ankara'ya gider kardeşim. Yani 1 Mayıs'ta "alan fetişizmi yapmayalım" diyen ben, DİSK'in bir semtinin değiş- ilinin değişmesiyle ilgili gogoy yapmam ki. Gitsin kardeşim. DİSK büyüsün de gitsin ama. DİSK Kars'a da gitsin. Urfa'ya da gitsin. Rize'ye de gitsin. Trabzon'a da gitsin. En sağcı olan kesimlerin içine gitsin. Desin ki: "Ben DİSK'im, seni de kapsarım, gel beraber." Gitsin. Ya ben bunu niye eleştireyim? Ama mesele, bak görüyorsunuz. Şimdi yönetim kurulunun aldığı karar. Ya yönetim ben yönetim kurulunun aldığı kararı eleştiriyorum zaten, onu niye söylüyorsunuz? Hani yönetim kurulu karar aldıysa eleştirme sanki gereksiz gibi. Ya ben tümünü eleştiriyorum zaten. Bizim genel, genel kurul kararını eleştiriyorum. Benim hakkım yok mu? Var. (Başka bir ses: Yok tabii ki. Genel kurul, yönetim kurulu değil.) Ya eleştiriyorum işte, eleştiriyorum işte.

“DİSK’İ ANKARAYA GÖTÜRMEYE HİÇ KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”

DİSK'in, bir daha söylüyorum, kayıtlara geçsin: DİSK'i Ankara'ya götürmek hiç kimsenin ne haddine ne de gücü yeter. DİSK'in binasını götürürsünüz. (Alkışlar) Birleşik Metal Sendikamıza teşekkür ediyorum. Bir öneri sunuyorum. Ankara'ya yapın o zaman koordinasyon merkezini. DİSK yeni binayı İstanbul'a yapsaydınız, Ankara'ya da gitmiş olacaktı DİSK. Aynı şey değil mi? Arkadaşımız sordu diye ben soruyu sormayacağım. Ben başkanın cevabını çok merak ediyorum. Çünkü ben, Genel İş Sendikamızın basına kamuoyuna yaptığı açıklamayı da okudum. Arzu Başkan'ın ya da diğer başkanların fikirlerini de kısmen biliyorum. Tatmin olmadım. DİSK Ankara'ya keyfi olarak gidiyor arkadaşlar. Bu karara destek verenlerin de yanlış olduğunu bildiğini düşünüyorum. Rıza Kuas, Lastik İş Sendikası'nın ölümsüz genel başkanı, kahramanımız, en az Kemal Türkler kadar işçi sınıfına hizmet etmiş o güzel insan, bütün kavgasını İstanbul'da vermiştir. Niye gidiyorsunuz Ankara'ya ya? Niye gidiyorsunuz? Ben sizi düzen partileriyle iş tutmakla ilgili asla ve asla isminizi yazmam aynı cümle içerisinde. Fakat dışarıdan bakınca da kafamızı da karıştırmayın. Siz son 10 yılda ete kemiğe bürünmüş, en azından soruna hizmet eden, çözüm olabilecek DİSK'in aldığı ortak eylem kararı gördünüz mü? Birazdan yapacağımız yürüyüş, basın açıklaması dışında. Ya basın açıklaması yapan kuruluşlara döndük. Ben şube başkanıyım, çözüm üretemiyorum, çıldırıyorum.” sözleriyle konuşmasına son noktayı koydu.

Kaynak: HABER MERKEZİ
Selçuk Çiftçi