Şanlı: “Mülakat kaldırılmalıdır”
2022-2023 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Türk Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi de yılsonu değerlendirmesi yaptı. Sendika yaptığı açıklamayla, 2023-2024 eğitim öğretim yılından beklentilerini de sıraladı. Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı tarafından yapılan açıklamada, “Okul/kurum yönetici görevlendirmeleri ve öğretmen atamalarında mülakat kaldırılmalıdır. Öncelikle ilk ele alınması gereken husus mesleğimizin saygınlığını ayaklar altına alan, un ufak eden mensubiyete göre yönetici atamasına son verilmesidir” dedi.
2022-2023 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Türk Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi de yılsonu değerlendirmesi yaptı. Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı tarafından yapılan açıklamada, “Kamunun tüm alanlarında olduğu gibi, eğitim alanında da mülakat uygulaması aslında bir fecaattir. Bu uygulamayla hak etmeyenler makamlara getirilerek, kul hakkı yenilmekte, ehil, bilgi ve tecrübe sahibi kişiler görevden uzaklaştırılmaktadır. Özellikle yönetici görevlendirmelerinde ve yine aynı zamanda proje okullarında yönetici ve öğretmen görevlendirmelerinde yaşanan adaletsizlikler çalışma huzurunu dinamitlemekte; eğitimde başarıyı, kaliteyi, motivasyonu, verimliliği, heyecanı düşürmektedir. Proje okullarına öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri mutlaka sınav esasına göre yapılmalıdır.
‘YAZILI SINAV PUANI ESAS ALINSIN’
9 Temmuz tarihinde yapılacak MEB Görevde Yükselme Sınavı öncesinde bir sendikanın vaatleri, tehditleri ayyuka çıkmıştır. Oysa bu sürecin sadece sendikal taassup, baskı ve dayatmadan arındırılarak, sadece yazılı sınav puanı dikkate alınarak sonuçlanması eğitim hayatımızın geleceği için paha biçilemez önemdedir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın mülakatın kaldırılacağı şeklindeki açıklamasını tüm kurum yöneticileri, mülki amirler, devlet yetkilileri çok iyi okumalıdır. Okullara, kurumlara yönetici görevlendirmelerinde, görevde yükselmelerde, öğretmen atamalarında, proje okullarına yapılan yönetici ve öğretmen atamalarında sadece yazılı sınav puanı esas alınmalıdır.
‘100 BİN ATAMAYLA DAHA GÜÇLÜ BAŞLARIZ’
Deprem bölgesindeki ilave öğretmen ihtiyacı da hesaba katıldığında yeni eğitim-öğretim yılında 45 bin atamaya ek olarak 55 bin atama daha yapılmalıdır. Öğretmen açığı okullarımızın önemli sorunlarındandır. Deprem bölgesinde öğretmen ihtiyacı hepimizin malumudur. Deprem bölgesi ilan edilen 11 ilimizde yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan öğretmen ihtiyacının eksiksiz karşılanması eğitimin sağlıklı yürütülmesi noktasında çok önemlidir. Bu nedenle hemen, şimdi, vakit kaybetmeden, yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan 45 bin atamaya ilaveten, 55 bin atama daha yapılmalıdır. Bu şekilde hem ücretli öğretmen sayısını eritebiliriz hem de 2023-2024 eğitim-öğretim yılı başlangıcında toplam 100 bin atamayla eğitime daha güçlü başlayabiliriz.
‘KADROLU ATMA YAPILMALI’
Öğretmen atamaları sadece kadrolu olarak yapılmalıdır. Ayrıca öğretmen atamaları sadece kadrolu olarak yapılmalı, sözleşmeli ve ücretli istihdam kaldırılmalıdır. Seçim öncesinde sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilirken, bu uygulamanın kalıcı hale getirilmesi, bundan sonraki tüm alımların kadrolu olarak yapılması taleplerimiz arasındadır. İnsan hakkı ihlali olan, ekonomik çaresizliği merkezine alan, modern kölelik anlayışıyla yürütülen ücretli öğretmenlik uygulaması da tamamen kaldırılmalıdır. Derslik sayısı artırılmalı, deprem bölgesi başta olmak üzere tüm okullarımızda materyal eksiği giderilmelidir. Sadece öğretmen sayısı değil, aynı zamanda derslik sayısı da artırılmalıdır.
‘DIŞARIDAN YAPILARA İHTİYAÇ YOK’
Yeni dönemde Meslek Kanunu’nda sınav şartının kaldırılması için de mücadele edeceğiz. Sınavın sadece ‘bilgi’yi ölçtüğü, oysa öğretmenlik mesleğinin bilmenin yanı sıra ‘bilgiyi öğrencilere aktarma’, ‘öğretme’ mesleği olduğu göz önüne alındığında tecrübenin, kıdemin çok daha önemli olduğu bir gerçektir. Türk Eğitim-Sen olarak çocuklarımıza değerler eğitimi verilmesini önemsiyor, karar vericilerin bu kaygıyı taşıyor olmasını doğru buluyoruz. Ancak bu noktada değerler eğitiminin pedagoji eğitimi almamış kimseler eliyle verilmesini asla doğru bulmuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öğretmenleri bu eğitimleri verebilecek donanıma, yetkinliğe, eğitime, bilgiye sahiptir. Bunun için dışarıdan yapılara ihtiyaç yoktur.
‘MAAŞLAR ERİDİ’
Öte yandan eğitim çalışanlarının ücretleri tıpkı diğer memurlar gibi çok düşük düzeydedir. Enflasyon, gıda, giyim, kira gibi giderlerin önlenemez yükselişi, döviz kurlarındaki artışlar maaşları eritmiştir. Eğitimde başarı, rekabet, verim hedefliyorsak, bunun ön koşulu mutlu öğretmenler, huzurlu eğitim çalışanlarıdır. Ay sonunu nasıl getireceğini düşünen ya da çocuklarına mevcut ekonomik koşullarda nasıl bir gelecek kuracağını planlayan, aklı fikri hesap kitapta olan eğitim ordusuyla geleceği inşa etmemiz mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.