Prof. Dr. Sıla Akhan, HIV vakalarında dikkat çeken artışı anlattı!
“Artış çok fazla” diyerek Artan HIV vakaları hakkında gazetemize konuşan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan erken teşhisin önemine dikkat çekti. Açıklamalarında Akhan, ücretsiz tanı merkezlerinde hastaların isim vermeden anonim bir şekilde test yaptırabileceğini söyledi.
Kocaeli Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan, Nokta Gazetesi’ne yaptığı açıklamada artan HIV vakalarını değerlendirdi. Tanı koyma evresinden hastalığın bulaş yollarına kadar pek çok noktada görüşlerini bildiren Prof. Dr. Akhan erken teşhisin önemine dikkat çekti. Değerlendirmeleri kapsamında Prof. Dr. Akhan, KOÜ’deki ücretsiz tanı merkezleri hakkında ayrıntıları da paylaştı.

“SON 1,5 SENEDİR ARTIŞ ÇOK FAZLA”
Son dönemlerde HIV vakalarında artış olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akhan, “Bizdeki bu artış son 1,5 senedir diyebilirim. Genel olarak zaten takip eden bir merkeziz. Artış çok fazla. Yeni tanı da çok var. Bir, çok yeni tanılar var bir de çok geç tanılar var. Yani hastaların ortası biraz daha az geliyor. Çok ağırlaşmış AIDS aşamasına gelmiş şekilde hastanelerin çeşitli bölümlerinde yatarken bambaşka semptomlarla araştırılırken bir şekilde buluyoruz. Çünkü biz enfeksiyonda hep konsültasyon ile çalıştığımız için başka birimlerde başka şeyleri tetkik ederken buluyoruz ki bu çok ağır vaka anlamına geliyor yani AIDS aşamasına gelmiş oluyor” diye konuştu.
“KOCAELİ’DE ÜCRETSİZ TANI MERKEZİ AÇTIK”
Açıklamaları kapsamında Kocaeli’deki ücretsiz tanı merkezlerinden de bahseden Prof. Dr. Akhan, “Bir de çok yeni vakalar var. Yeni vakaları yakalama sebebimiz hem kendi farkındalıklarının artmış olması hem de farkındalıkları için aslında çok uğraşıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Ücretsiz tanı merkezi açtık biz bakanlık onayıyla. Hastalar tanı için test bile veremiyorlar. Bunu engellemek için eğer şüpheleniyorsa gelsin, isim vermeden anonim bir şekilde test yapılsın diye bakanlığın çeşitli merkezlerinden biri olduk Kocaeli’de” şeklinde konuştu.
“HASTALAR GEÇ KALINMADAN TEDAVİ ALIRSA AYNI ÖMRÜNÜ YAŞAYABİLİYOR”
Erken tanının önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Akhan, “Bunu anlatmaya çalışıp sempozyum yapıyoruz, HIV farkındalık gününde anlatıyoruz, öğrencilere anlatıyoruz, derste anlatıyoruz. Yani yeni tanı açısından bir uğraşımız var. Hastalar geç kalınmadan tedavi alırsa aynı ömrünü yaşayabiliyor hastalar. Ama geç aşamaya yani AIDS aşamasına gelen hastaların ne yazık ki böyle bir şansı olmuyor. Çünkü bu kişiler AIDS aşamasına gelene kadar bir semptom vermediği için bulaştırmaya devam ediyorlar. Yani bilmediğimiz çok hasta var ve bulaş da devam ediyor” dedi.
HASTALIĞIN SEMPTOMLARI NASIL OLUYOR?
Hastalığın sinyallerinin hangi semptomlar olabileceği sorusuna da yanıt veren Prof. Dr. Akhan, “Eğer çok akut dönemde geliyorlarsa bu aşamada bir gribal enfeksiyon gibi başlamış öyküsü oluyor. Ateşli bir dönemden geçiyor, döküntülerin olduğu ya da lenf bezlerinin büyüdüğü bir dönemden geçiyor. Böyle bir şeyden geçtiyse bu çok akut bir dönem olabiliyor fark etmek açısından ya da kendinin şüphelendiği ilişkisi vs… ya da bir başlangıç noktası varsa burada tabi ki daha çabuk bir tanıya gidilebiliyor. Ama diğer semptomlar inanılmaz derecede karmaşık oluyor. Yani ortaya çıkan fırsatçı kanser, fırsatçı enfeksiyon bütün bunların bize sunduğu semptomatolojiyle buluyoruz bu da genelde hiç iyi bir durum olmuyor” diye konuştu.
“KAN VE KAN ÜRÜNLERİ ANA BULAŞ”
Hastalığın bulaş yollarına ilişkin de değerlendirme yapan Prof. Dr. Akhan, “Kan ve kan ürünleri diyebiliriz. Cinsel temas da bunların içinde, vücut salgılarından… Ama vücut salgıları derken ter, balgam yani ev içinde yaşayan kişilere bir bulaş söz konusu değil. Bu ya cinsel temas ile ya da kan ve kan ürünleri ile bir temas olması şeklinde. Bazen bir enjeksiyon olabilir veya başka bir şekilde. Bunu gerçekten hastaların kendinin de tahmin etmesi zor oluyor. Bizim de bu bulaşın olduğu dönemi saptamamız çok mümkün olmuyor. Başlangıç noktasında eğer kendisinin şüphelendiği bir durumu ya da bir olay varsa o zaman tabi ki daha net bir şey olabiliyor. Sonuçta kan ve kan ürünleri ana bulaş diyebiliriz” şeklinde konuştu.
“HASTALAR RAHATLIKLA BU TESTİ YAPTIRABİLİYORLAR”
Son olarak ücretsiz tanı merkezlerden detaylar aktaran Prof. Dr. Akhan, “Bu merkez çok yeni bir merkez. Öncelikle biz bunu bir proje kapsamında başlatmıştık. Şimdi de Bakanlık’tan onay aldık ve hatta 2 tane hemşiremiz de Ankara’ya eğitime gittiler. Sağlık Bakanlık belli dönemlerde hemşirelere eğitim açıyor. Bunun bir formatı da var. Biraz da özel ve sakin bir alan olması gerekiyor. Hastalar isimlerini vermedikleri için rahatlıkla gelip bu testi yaptırabiliyorlar. Üniversitede olduğumuz için psikiyatriden de bu konuda destek alabiliyoruz. Çünkü bazen çok beklenmedik bir tanı oluyor. Tanı olduktan sonrasında da aslında böyle bir şeye ihtiyaç olabiliyor” dedi.
“BİLİNÇLENDİRME ÇOK ÖNEMLİ”
“Bu gerçekte aslında bir kronik viral enfeksiyon ve her enfeksiyon gibi bir tedavisi var ama bununla hastalar ne yazık ki çok başka şeylerle mücadele ediyorlar” diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Akhan, “Sigmalar o kadar ön plana geliyor ki aslında bunu engellemek ve topluma anlatmak için başladı. Kişiler de rahatlıkla testlerini yaparlarsa yani bu sene yaptı negatif bir başka senede geçmişini de bulabiliriz. 10 yıl sonrasını bulduğumuz zaman yapacağımız çok bir şey kalmıyor ama başlangıçta olduğunda ömrü yaşayabiliyor. Bu açıdan bu merkezler çok önemli. Çok fazla yok. Bazen belediyelere bağlı bazen üniversitelere bağlı genellikle bir devlet kuruluşuyla giden merkezler. Biz de üniversite bünyesinde açtık. Bilinçlendirme çok önemli” ifadelerini kullandı.