Türkiye’de üniversite krizi: Akademik yükselme, kadro çıkmazı ve adliye koridorları!
Türkiye’deki birçok üniversite ‘atama yükselme kriterleri’ üzerinden başlayan yeni bir krizle çalkalanıyor. Akademik unvan ve kadro alma süreçlerinin etrafında düğümlenen çatışma, bölüm içerisinde baskı, taciz iddiaları ve ölüm tehditleriyle katmanlı bir krizi gün yüzüne çıkardı.
HABER: MELİH CAN ŞENOL
Türkiye’de sessiz bir biçimde ilerleyen ve kendi kurbanlarını yaratan yeni bir kriz var. Bu krizin adı da üniversite... Türkiye’deki birçok üniversitede benzer başlıklar altına birleşen bir çatışma yaşanıyor. Öyle ki, bu çatışma sahasında; ideolojik karşı çıkışlar, akademisyenlere yönelik baskı, kadro kavgası, beyin göçü ve ölüm tehditleriyle birlikte adliye koridorlarına uzanan bir dizi olaylar yaşanıyor.
ÇATIŞMALARIN BAŞLANGIÇ NOKTASI: ATAMA VE YÜKSELME
Peki üniversitelerin içerisindeki bu hukuki ve etik çıkmazların yaşanmasına sebep olan şey nedir? Bu soruya yanıt verebilmek için akademik ünvanların edinilmesi ve kadro alma süreçlerine göz atmak kritik noktayı oluşturuyor. Çünkü tüm bu yaşanan olaylar akademisyenlerin unvan ve kadro alması için sağlaması gereken ‘atama yükselme kriterleri’ etrafında dönüyor.
YÖK KRİTERLERİ
Üniversitedeki bir öğretim görevlisinin, öğretim üyesi olabilmesi (yani kadro alabilmesi) için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenmiş birtakım kriterler var. Örneğin bir akademisyenin doçent olabilmesi için en az 1 uluslararası makale, en az 5 ulusal makale yayınlaması gibi; toplam 13 kriteri yerine getirmesi gerekiyor. Bu koşulları sağladığı takdirde doçent ünvanını alabiliyor. Ancak bu çalıştığı üniversitede kadro alabildiği anlamına gelmiyor.
SOSYAL, BEŞERİ VE İDARİ BİLİMLER TEMEL ALANI DOÇENTLİK BAŞVURU KRİTERLERİ
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KRİTERLERİ
YÖK tarafından belirlenen bu temel kriterler üniversitelerin hedeflerine göre ciddi anlamda değişiklik gösteriyor. Örneğin araştırma üniversitesi hedefi olan Kocaeli Üniversitesi YÖK tarafından belirlenen Araştırma Üniversiteleri Performans İzleme Kriterleri’ni yerine getirmek zorunda. Burada Kocaeli Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olabilmesi için; Araştırma Kapasitesi, Araştırma Kalitesi ile Etkileşim ve İşbirliği başlıkları altında yerine getirmesi gereken 31 ayrı kriter var. Bu hedef doğrultusunda üniversiteler de akademisyenlerden hedefe katkı sağlayacak bir üretim talebinde bulunuyor. Krizi başlatan ilk itirazlar da bu noktadan yükseliyor.
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ PERFORMANS İZLEME KRİTERLERİ
İLK İTİRAZLAR
Üniversitelerde akademisyenler arasında başlayıp öğrencilerin de içine dahil olduğu ve adliye koridorlarına taşan krizin başlangıç noktası tam olarak burası. Kocaeli Üniversitesi 2023 yılında araştırma üniversitesi hedefini gündeme getirdi. 2024 yılı sonunda gerçekleştirilen Fen-Edebiyat Fakültesi Akademik Kurul Toplantısı’nda özellikle sosyal bilimler alanındaki bazı akademisyenler planlanan kriterlerin sosyal bilimler için adil bir süreç olmadığı yönünde itirazlarda bulundu. Ancak bu itirazlara rağmen 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yeni kriterler yürürlüğe girdi. Üniversite tarafından belirlenen hedefin gerektirdiği kriterlere yönelik olarak bazı akademisyenler tarafından özellikle ideolojik arka planla birlikte üniversite yönetimine karşı geliştirilen direnç, kriterleri sağlayan akademisyenlere yönelik bir baskıyı da beraberinde getirdi.
NOT: Fazla yayın yaptığı için üniversitenin etik kuruluna şikâyet edilen, bölüm içerisinde iftiraya ve baskıya uğrayan akademisyenler olduğuna yönelik ciddi iddialar bulunuyor. Bu iddialar dosyamızın sonraki başlıklarında detaylı bir biçimde ele alınacak.
İDEOLOJİK KARŞI ÇIKIŞ VE ADLİYE KORİDORLARI
Kocaeli Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda yeni Atama Yükselme Kriterleri Yönergesini yürürlüğe almasının ardından üniversite içerisindeki bazı akademisyenlerden sert tepki geldi ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) ‘yürütmenin durdurulması’ talebiyle Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’ne dava açtı. Ancak Nisan 2024 tarihinde Kocaeli Üniversitesi, sendikanın ‘yürütmenin durdurulması’ talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini açıkladı. Fakat bu davanın sonuçlanmış olduğu anlamına gelmiyor. Edindiğim bilgilere göre ‘atama yükselme kriterleri’ konusunda Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’ne yönelik Eğitim-Sen tarafından açılan davanın dışında bir dava daha var ve her iki davada da hukuki süreç devam ediyor.
KRİZ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Yapılan itirazların ve açılan davaların ardından özellikle Fen-Edebiyat Fakültesi içerisindeki akademisyenler arasında ciddi bir ihtilaf doğdu. Yeni kriterleri yerine getiren akademisyenlere yönelik baskı ve iftira iddiaları çok katmanlı bir krizin doğmasına sebep oldu. Kısmen basında yer alan taciz iddiaları ve 30 Kasım 2025 tarihinde yayınladığım “Üniversite öğrenciler arasında ölüm tehdidi iddiası” başlıklı haber, fakülte içerisinde yaşanan krizin yalnızca küçük birer yansıması.
OKUR VE MUHATAPLAR İÇİN NOT
Sürecin başlangıcından bugüne kadar yaşananlarla gittikçe katmanlı bir hale gelen bu krizi bir haber dosyası olarak sunacağım. Dosyada özellikle Kocaeli Üniversitesi odağında ilerlenecek olsa da bu sorun aslında Türkiye’deki birçok üniversitenin ortak problemi ve bu sebeple yer yer farklı üniversitelerden de örnekler yer alacak. Krizi başlatan temel sebebe ve ilk karşı çıkışlara yer verdiğim bu haber, sonraki başlıklar için bir kaide görevi üstleniyor. Bu kaide üzerine kurmaya gayret edeceğim dosyanın ikinci başlığı Eğitim Sen ile Kocaeli Üniversitesi arasındaki dava süreci olacak. Dosya boyunca adı geçecek olan kişi veya kurumların tarafımca her zaman söz hakları olacaktır.
Türkiye’de üniversite krizi: Kocaeli Üniversitesi ve Eğitim Sen hâkim karşısında!Gündem
KOÜ Felsefe’de neler oluyor? Yüksek lisans vaadi, not tehdidi ve eski defterler... Bu iddialar yanıtlanmalıKocaeli Üniversitesi
Kocaeli Üniversitesi’ndeki taciz iddialarının ardında kadro kavgası mı var?Kocaeli Üniversitesi
Üniversite öğrencileri arasında ölüm tehdidi iddiası!Asayiş