Kocaeli Üniversitesi’ndeki taciz iddialarının ardında kadro kavgası mı var?
Eylül 2024 tarihinde Kocaeli Üniversitesi’nde gündeme gelen taciz iddiaları Mayıs 2025 yılında yapılan bir sosyal medya paylaşımı ve basında yer alan haberlerle kamusal alana taşındı. Dosyamızın bu bölümünde A.A.'ya yönelik taciz iddiaları ve iddiaların ortaya çıkışına ilişkin detaylar ele alınıyor.
HABER: MELİH CAN ŞENOL
Türkiye’deki üniversite krizini özellikle Kocaeli Üniversitesi üzerinden ele aldığımız dosyamızın ilk bölümünde problemin kaynağı olan ‘atama yükselme kriterlerini’ ikinci bölümünde ise bu problem üzerinden başlayan hukuki süreci yani Eğitim Sen ile Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü arasındaki dava sürecini inceledim. Akademi içerisinde alınan kararlara yönelik muhalif seslerin yükselmesinde anormal bir durum yok. Ancak 24 Mayıs tarihinde yapılan bir sosyal medya paylaşımı süreci akademi içi bir tartışmadan çok daha ileri bir noktaya taşıyor.
AKADEMİDEN TAŞAN OLAY
24 ve 26 Mayıs 2025 tarihinde ‘koununsesii’ adlı İnstagram hesabından yapılan paylaşımlar, olayları akademi içi bir tartışmadan daha ileri bir boyuta taşıdı. KOÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi A.A.’ya yöneltilen ‘kadın öğrencilere yönelik psikolojik şiddet ve taciz’ ve üniversite yönetiminin konuyla ilgili öğrenci beyanlarını dikkate almadığına yönelik iddialar gündeme geldi.

İDDİALARIN YANSIMALARI
Yapılan bu paylaşımın ardından başlayan süreç boyunca hem yerel hem de ulusal basında birçok haber yapıldı. Hem A.A.’ya yönelik taciz iddiaları üzerine yapılan haberler hem de 30 Kasım tarihinde ‘Üniversitede ölüm tehdidi iddiası’ başlığıyla yayınladığım haberin ardından konuyla ilgili araştırmamı derinleştirdim. Çünkü felsefe bölümündeki 2 öğrenciye yönelik ölüm tehdidi meselesiyle A.A. olayının kesişim noktaları olduğuna yönelik iddialara ulaştım. Peki felsefe bölümünde yaşanan bu olaylar nasıl başladı? Atama yükselme kriterleriyle ne ilgisi var?
TACİZ İDDİALARININ FAKÜLTE İÇERİSİNDE ORTAYA ÇIKIŞI
Edindiğim bilgilere göre, A.A.’ya yönelik taciz iddiaları, 2024 yılının Eylül ayında felsefe bölümünden B.C.K. adlı öğrencinin felsefe bölümü öğretim üyelerinden H.S.Ö. ve S.Ü.O’nun yanına giderek kız arkadaşı E.Ü’nün A.A. tarafından ‘rahatsız’ edildiğini iddia etmesiyle başlıyor. Ancak fakülte içerisinde gündeme gelen bu olay yukarıda bahsettiğim sosyal medya paylaşımı ve yayınlanan haberlerle kamusal alana taşıyor.
E.Ü. İDDİALARI REDDEDİYOR
A.A. tarafından ‘rahatsız’ edildiği iddia edilen E.Ü.’nün, ‘koununsesii’ adlı instagram hesabından yapılan paylaşımın ardından felsefe bölümüne giderek öğretim üyesi S.T.A., F.Ü., ve öğrenci E.F.İ.’nin bulunduğu görüşmede kendisinin A.A. tarafından taciz edildiğine yönelik iddiaları yalanladığı belirtiliyor.
A.A.’NIN AVUKATI KONUŞTU: HERHANGİ BİR SUÇ DUYURUSU YAPILMAMIŞ
Araştırma sürecinde A.A.’nın avukatı olduğunu öğrendiğim Av. Mustafa Baykara’ya ulaşarak A.A.’ya yönelik gündeme gelen taciz iddialarına ilişkin bilgi aldım. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Av. Mustafa Baykara, “A.A.’ya dair cinsel tacize ilişkin herhangi bir suç duyurusu yapılmamış. Resen de savcılık tarafından herhangi bir soruşturma yürütülmemiştir. Hiçbir delil ve mağdur bulunmamakta. Sadece dedikodu seviyesinde paylaşımlar yapılmıştır” dedi.
AKADEMİK ETİĞE GÖLGE DÜŞÜREN İDDİALAR
Peki tüm bu yaşananların, yeni atama yükselme kriterleriyle ne ilgisi var? A.A. üzerinden başlayan olayların arka planında A.A.’nın felsefe bölümünde ‘yeni atama yükselme kriterlerini’ yerine getiren ve dolayısıyla kadro başvurusunda bulunma şartlarını sağlayan tek isim olduğuna yönelik iddialar bulunuyor. Özellikle A.A.’nın 2025 Mayıs ayında yeni yayınını duyurmasının ardından taciz iddialarına ilişkin sosyal medya paylaşımının yapılmış olması da üniversite kulislerinde konuşulan iddialar arasında.

NOT: Akademisyenler tarafından yapılan yayınlar ve tarihlerine Avesis üzerinden açık bir biçimde ulaşılabiliyor.
İDARİ SORUŞTURMA, DİSİPLİN CEZALARI VE BAZI ÇELİŞKİLER
Şu ana kadar daha çok edindiğim bilgiler doğrultusunda A.A. üzerinden başlayan taciz iddiaları ve olayın kamusal alana taşmasına ilişkin bir incelemede bulundum. Ancak yaşanan olayların bir de fakülte içerisindeki kısmı var. Felsefe bölümü içerisinde başlayan olayların ardından fakülte yönetimi tarafından idari soruşturma başlatıldığı ve A.A., S.T.A. ve S.Ü.O. hakkında disiplin cezası verildiği iddiaları bulunuyor. Ancak burada da çarpıcı iddiaların yer aldığı bir süreç karşımıza çıkıyor. Fakülte yönetimi tarafından başlatılan idari soruşturma sürecinde A.A.’ya yönelik verilen disiplin cezasının taciz suçlamasından dolayı değil ‘meslektaşları arasında yaşanan diyaloglar’ dolayısıyla verildiği iddia ediliyor.
‘KASITLI SUÇ İSNADI’
İdari soruşturmaya tabi tutulan bir diğer öğretim üyesi S.T.A.’ya ise, ‘soruşturmacının teklifi kabul edilerek’ A.A.’ya yönelik ‘kasıtlı suç isnat ettiği’ sabit görülerek disiplin cezası verildiği iddia ediliyor.
CEZA HANGİ SUÇTAN VERİLDİ?
Disiplin cezası uygulanan bir diğer öğretim üyesi olan S.Ü.O. hakkında ise soruşturmacının ‘kasıtlı suç isnadı’ dolayısıyla ceza istediği ancak Disiplin Kurulu tarafından soruşturmacının teklifinin kabul edilmediği ve suçu sabit görülmediği halde disiplin cezası verildiği iddia ediliyor. Eğer söz konusu bu iddia gerçekse yanıtlanması gereken soru: Suç sabit görülmediyse neden ceza verildi?
AÇIKLAMA
Üniversite içerisinden kamusal alana taşan iddiaları incelediğim dosyanın ilk bölümünde söylediklerimi yinelemekte fayda görüyorum: Adı geçen kişi ve kurumların tarafımca söz hakları vardır. Yukarıda bahsettiğim ‘Üniversitede ölüm tehdidi iddiası’ başlıklı haberde aktardığım olay maalesef akademisyenler arasında yaşandığı iddia edilen olayların bir uzantısı olarak karşıma çıktı. Üniversite öğrencileri arsında bu denli bir olayın yaşanması sebebiyle konunun üzerine gidilmesi benim açımdan ehemmiyet taşıdı ve araştırma sürecine girdim. Süreç boyunca hem medyada yer alan haberleri hem de akademi camiasında dağınık bir biçimde bulunan iddiaları bir araya getirmeye çalıştım. Detaylı bir çerçeve içerisinde sunmaya gayret ettiğim konulara ilişkin adli ve idari süreçler devam ediyor ve nihai karar bu merciler tarafından verilecektir.
Türkiye’de üniversite krizi: Akademik yükselme, kadro çıkmazı ve adliye koridorları!Kocaeli Üniversitesi
Türkiye’de üniversite krizi: Kocaeli Üniversitesi ve Eğitim Sen hâkim karşısında!Gündem
KOÜ Felsefe’de neler oluyor? Yüksek lisans vaadi, not tehdidi ve eski defterler... Bu iddialar yanıtlanmalıKocaeli Üniversitesi
Üniversite öğrencileri arasında ölüm tehdidi iddiası!Asayiş