Radiye Sezer Katırcıoğlu paylaştı: Çocukları sanal ortamdan korumak için o öneriler yapıldı
Dijital Mecralarda Çocukları Bekleyen Tehdit ve Riskler raporunun tamamlanmasının ardından TBMM Çocuk Haklarını Koruma Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Katırcıoğlu detayları anlattı. Katırcıoğlu, KADES’e benzer uygulamanın ÇODES adıyla öneren komisyon raporunun ayrıntılarını açıkladı.
Sosyal medya kullanımının artmasına bağlı olarak ortaya çıkan zararlar için çalışmalarda bulunan TBMM Çocuk Haklarını Koruma Alt Komisyonu çocukları bekleyen tehdit ve riskleri bir rapor altında topladı. Söz konusu, “Dijital Mecralarda Çocukları Bekleyen Tehdit ve Riskler” başlıklı raporun nihai durumu hakkında ise Komisyon Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Konuşmasında, “Bu çalışma dijital seferberlik çağrısıdır” diyen Katırcıoğlu, Kadın Destek Uygulaması’na (KADES) benzer bir uygulamanın ÇODES adı altında getirilmesi konusunda da öneride bulundu.
“ÇOCUKLARIMIZ PEK ÇOK TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA KALIYOR”
Konu hakkında konuşan Katırcıoğlu şu ifadelere yer verdi: “Dijital dünya hızla büyürken çocuklarımız sokakta, okulda, mahallede karşılaşamayacakları pek çok tehlikeyle ekranların ardında karşı karşıya kalıyor. Üstelik bu tehditlerin çoğu sessiz, görünmez ve fark edilmesi zor. Altını özellikle çizmek isterim dijital ihmal çağımızın en yaygın çocuk istismarı biçimlerinden biridir. Komisyonumuzun çalışmaları da açıkça göstermiştir ki kontrolsüz ekran kullanımı, yaşa uygun olmayan içerikler, denetimsiz platformlar ve yönlendirici algoritmalar çocuklarımızı bağımlılığa, yalnızlığa, şiddete ve istismara açık hale getirmektedir.
“MESELE TEKNOLOJİYE KARŞI OLMAK DEĞİL”
Burada mesele teknolojiye karşı olmak değildir. Mesele çocuklarımızı dijital dünyanın insafına terk etmemektir. Çünkü dünyada her üç internet kullanıcısından birisi çocuk. Türkiye’de ise çocuklarda internet kullanımı yüzde 91 seviyelerinde ve internette her 10 çocuktan 6’sı tanımadığı kişilerle internetli iletişim halinde.
“BU ÇALIŞMA BİR DİJİTAL SEFERBERLİK ÇAĞRISIDIR”
Hassasiyet ile hazırladığımız bu rapor yasakçı değil koruyucu bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Ancak bu koruma kararsız ve zayıf değil. Net, güçlü ve bağlayıcı olmak zorundadır. Şunu net bir biçimde ifade etmek istiyorum ki dijital mecralardaki tehdit ulusal bir güvenlik meselesidir. Bu çalışma ise bir dijital seferberlik çağrısıdır.
“BİZ BUNA HALA ÖZGÜRLÜK DİYORUZ”
Yaşa göre düzenlenmeyen her dijital hizmet çocuklar için potansiyel bir tehdittir. Bugün sosyal medya şirketleri çocukların ruh ve beden sağlığını değil kendi ticari kazançlarını ve ekran sürelerini önemsiyor. Peki sonuç ne oluyor? Siber zorbalık, bağımlılık, yalnızlık, şiddet, cinsel istismar, suça sürüklenme, sanal bahis ve kimlik karmaşası. Ve biz buna hala özgürlük diyoruz.
“TEHDİDE KARŞI SESSİZLİK TARAFSIZLIK DEĞİL SORUMSUZLUKTUR”
Buradan soruyorum; Bir çocuğun korunması mı özgürlükten vazgeçmektir? Yoksa onu tehlikelerle baş başa bırakmak mıdır? Biz bugün çocuklarımızı koruyamazsak onları terör örgütleri, suça sürükleyen çeteler ve LGBT+ gibi yapıların hedefi haline getiririz. Bu bir iddia değildir bu bir tespittir. Bu tehdide karşı sessizlik ise tarafsızlık değil sorumsuzluktur.
“ÇODES UYGULAMASININ HAYATA GEÇİRİLMESİNİ ÖNERİYORUZ”
Raporumuz net bir biçimde ortaya koyuyor ki yaşına uygun olmayan her içerik istismardır. Denetlenmeyen her platform ise suça ortaktır. Şunu kabul edelim bu sanal dünya olabilir fakat tehditlerin tamamı apaçık ve gerçektir. Bu nedenle raporumuzda 15 yaş altına sosyal medyada hizmet sunulmaması, 18 yaşına kadar etkin filtreleme sistemi, gece çocuklarımıza internet blokajı, çocuk sim kartı ve güvenli internet kullanımı, çocuklara karşı işlenen dijital suçlarda ağırlaştırıcı hükümlerin getirilmesi, çocukların unutulma hakkının eksiksiz uygulanması, KADES uygulamasına örnek olarak çocuklarımız için ÇODES uygulamasının hayata geçirilmesini açık ve net biçimde öneriyoruz.
“BU MESELE NE BİR TEKNOLOJİ MESELESİ NE BİR SİYASET TARTIŞMASI”
Bu mesele ne bir teknoloji meselesidir ne bir siyaset tartışmasıdır. Bu mesele hangi tarafta durduğumuzun meselesidir. Bu mesele geleceğimizi kime emanet ettiğimizin meselesidir. Dolayısı ile Türkiye dijital alanda izleyen değil, öncülük eden bir ülke olacaktır ve Türkiye çocuklarını dijital tehditlere teslim eden bir ülke olmayacaktır. Biz ekranlara hapsedilmiş bir nesil değil, hayata tutunan bir nesil istiyoruz. Biz teknolojiyi yalnızca kullanan değil teknolojiyi üreten bir nesil istiyoruz. Bu konuda asla geri adım atmayacağız. Çocuklarımız için, geleceğimiz için bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.”