Kocaeli’ye dair dünyayı sallayacak rapor! 10 gramında tam 878 bin tane var!

Kocaeli sanayinin kalbi olarak bilinse de zengin bitki örtüsüyle arıcılıkta da öne çıkıyor. Gölcük ve köylerinde üretilen kestane balı, üniversitelerin yaptığı araştırmalarla ilk kez kapsamlı biçimde raporlandı.

Tıklayın, Nokta Gazetesi'ni takip edin
Kocaeli’ye dair dünyayı sallayacak rapor! 10 gramında tam 878 bin tane var!

Kocaeli, sanayinin kalbi olarak bilinse de topraklarında barındırdığı muazzam bitki çeşitliliğiyle arıcılıkta da ezber bozmaya devam ediyor. Gölcük ve köylerinde üretilen kestane balları, Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri tarafından incelenerek karakteristik özellikleri ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde raporlandı. Hacettepe ve Karadeniz Teknik Üniversiteleri bünyesindeki uzmanların gerçekleştirdiği araştırmaya göre; Gölcük kestane balı, piyasadaki pek çok balı geride bırakarak "ultra zengin ve yüksek kaliteli monofloral (tek çiçekli) bal" statüsünü kazandı.

HALIDERE’DEN ÖRCÜN’E ŞİFA FIŞKIRIYOR

Araştırma kapsamında Halıdere, Değirmendere, Ulaşlı, Nüzhetiye, Örcün ve Sofular köylerinden alınan bal örnekleri mikroskobik polen analizine (melissopalinoloji) tabi tutuldu. Uluslararası standartlarda bir balın "kestane balı" sayılabilmesi için en az %70 oranında kestane poleni içermesi gerekirken, Gölcük’te üretilen ballarda bu oran adeta rekor kırarak *%86,48 ile %93,84* arasında tespit edildi. Özellikle Örcün Köyü’nden alınan örnekler %93,84’lük saf kestane poleni oranıyla araştırmanın gözbebeği oldu. Halıdere bölgesinden elde edilen ballar ise "10 gramda 878 bin polen" sayısıyla literatürdeki en zengin ballar kategorisine adını yazdırdı.

PEKİ SIRADAN BALDAN FARKI NE?

Gölcük kestane balını dünyadaki diğer örneklerinden ayıran en sıra dışı özellik ise renginde saklı. Genelde kestane balları zift gibi kara ve aşırı acı olur. Ancak laboratuvardaki renk ölçüm cihazları (Hunter Lab) ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı: Kocaeli kestane balı, Karadeniz balları kadar koyu renkli değil; aksine daha yumuşak, amber tonlarında bir görünüme sahip. Bu durum, balın o alışılagelmiş boğazı yakan aşırı acılığını kırarak çok daha hafif bir tat sağlıyor. İşin güzel kısmı; rengi daha açık olmasına rağmen, mineral zenginliği oldukça fazla.

KANSER VE HASTALIKLARA DOĞAL ANTİBİYOTİK

Geleneksel tıpta kış hastalıklarına, öksürüğe ve mide rahatsızlıklarına karşı asırlardır şifa niyetine kaşıklanan kestane balının bu gücü de kimyasal analizlerle doğrulandı. Gölcük ballarının toplam fenolik madde içeriği $42.03\text{ mg GAE/100 g}$ olarak ölçüldü. Bu oran, marketlerde satılan sıradan çiçek ballarının tam iki katı. Vücuttaki hücre hasarını önleyen, bağışıklığı zirveye çıkaran antioksidan gücü (FRAP) testlerinde özellikle Değirmendere ve Halıdere’den gelen koyu renkli ballar en yüksek performansı gösterdi.

İÇİNDE İKİ ANA MUCİZEVİ BİLEŞEN VAR

Gelişmiş teknolojiye sahip cihazlarla (HPLC-PDA) yapılan moleküler taramalarda, Gölcük balının adeta kimyasal parmak izi çıkarıldı. Bu balı özel kılan ve tıbbi değerini artıran iki ana mucizevi bileşen tespit edildi: Krizin (Chrysin) ve t-Sinnamik Asit. Özellikle arıların bitki reçinelerinden topladığı ve propolisin de ana maddesi olan, güçlü bir antioksidan ve hücre yenileyici olan "Pinosembrin" maddesi de Gölcük balında bol miktarda bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ