Dilovası yangınında facianın göze göre göre geldiği iddianameye girdi! İşte detaylar
Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği Ravive Kozmetik faciasına ilişkin hazırlanan yeni iddianame, olayın sadece bir kaza değil, göz göre göre gelen bir katliam olduğunu kanıtlar nitelikte detaylarla dolu.
Kocaeli Dilovası’nda 8 Kasım 2025'te 7 işçinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan yeni iddianame tamamlandı. Mahkemenin daha önce "eksik" bularak iade ettiği dosya; çocuk işçilikten kaçak yapılaşmaya, denetimlerden kaçma oyunlarından firar planlarına kadar çarpıcı bulgularla yeniden mahkemeye sunuldu.
OLASI KAST GÜÇLENDİ
İddianamede sanıkların sanıkların üretimin taşıdığı riskleri bilmesine rağmen faaliyetleri sürdürdüğü vurgulanarak, “neticenin gerçekleşebileceğini öngörmelerine rağmen” davranışlarını sürdürdükleri ifade edildi. Bu nedenle dosyada “olası kastla öldürme” suçlaması merkezi bir yer tuttu. Böylece facia sorumluları hakkında taksir ihtimali ortadan kalktı.
DOSYAYA DAİR DETAYLAR
Evrensel Gazetesi’nden Murat Uysal’ın haberine göre şirketler arasında; Ravive Kozmetik ve LYKKE Kozmetik olmak üzere organik bağ tespit edildi. İddianamede HTS kayıtları ve Whatsapp yazışmaları dosyaya girerken; binanın kaçak kat projesiz elektrik ve sıfır önlemle çalıştığı da dosyada yer aldı. Cansu Esetoğlu (15), Tuğba Taşdemir (17) ve Nisanur Taşdemir’in (15) çocuk işçi olarak kesinleştiği iddianamede tanık beyanları, maliye veya zabıta denetimleri öncesinde sigortasız işçilerin iş yerinden uzaklaştırıldığını ortaya koydu.
DOSYADAN AYRILDI
Hazırlanan yeni iddianamede, Dilovası Belediyesi ve SEDAŞ yetkililerinin kusurlarına dair tespitler bulunmasına rağmen, kamu görevlilerinin farklı usullere tabi olması gerekçesiyle bu isimler hakkındaki soruşturmanın dosyadan ayrıldığı kaydedildi.
MÜEBBET TALEBİ
Savcılık, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında, 7 işçinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı “olası kastla öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İş güvenliği hizmetini veren OSGB yetkilileri ile mülk sahipleri hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlaması yöneltildi.