Ahmet Taşçı neden aday olduğunu anlattı: Kavga ederek bu iş yürümez
Nokta TV ekranlarında konuşan Kocaeli Servis Araçları İşletmecileri Başkan Adayı Ahmet Taşçı oda başkanlığına yeniden aday olma gerekçelerini anlattı. Taşçı, “Kavga ederek bu iş yürümez” dedi.
Nokta Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cansu Kızılkaya’nın hazırlayıp sunduğu Şehrin İçinden programı devam ediyor. Programın bu haftaki konuğu Kocaeli Servis Araçları İşletmecileri Başkan Adayı Ahmet Taşçı oldu. 25 Ocak’ta yapılacak oda kongresinde başkanlık için mevcut başkan Şenol İkizek, eski başkan Ahmet Taşçı ve Süleyman Aygün yarışacak.
NEDENLERİNİ PAYLAŞTI
Nokta TV ekranlarına konuk olan odanın eski ve kurucu başkanı Ahmet Taşçı, 2022 yılında kaybettiği seçimin ardından yeniden aday olma nedenlerini kamuoyuyla paylaştı. Mevcut yönetimin kurumlarla ilişkilerden korsan taşımacılıkla mücadeleye, mali uygulamalardan esnafın geleceğine kadar birçok konuda eksik olduğunu savunan Taşçı, “Durum iyiye gitmiyor” diyerek neden aday olduğunu anlattı.

“DURUM İYİYE GİTMİYOR”
Ahmet Taşçı, oda başkanlığına yeniden aday olma gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi: “20 senedir başkanlık yaptığımız için millet bir değişim istedi, bu değişim oldu. 2022’de seçimi kaybettik. Ben kendi köşeme çekilmiştim. Sonra baktık ki durum iyiye gitmiyor. Niye iyiye gitmiyor? Ben bütün kurumlarla iyi geçindim bugüne kadar; emniyetle olsun, belediyelerle olsun, firmalarla olsun. Çünkü sonuçta biz arabacılar gidip fabrikadan iş alamıyoruz, hani tek tükler hariç, genel olarak şirketlere verir fabrikalar. Biz de bu şirketlerin yanında çalışıyoruz zaten.
“İLK ÖNCE KENDİ YÖNETİMİ DAĞILDI”
Şimdi bu arkadaşımız (Şenol İkizek) geldi, dedi ki; "Ben korsanı bitireceğim, 77’leri bitireceğim” Ondan sonra odada işler iyi gitmemeye başladı. İlk önce kendi yönetimi dağıldı. Daha 2-3 aylıkken kendi yönetimi dağıldı, yanındaki yönetimlerin hepsi koptu. Sonra tek başına hareket etti. Belediyeler ile arası iyi değil, emniyetle arası iyi değil, firmaları zaten deklare ediyor kendisi, sanki onlar bize düşmanmış gibi.

“KAVGA ETMENİN BİR ALEMİ YOK”
Neredeyse fabrika alım-satımcılarına bile gider yapmaya başladılar. Ya bu fabrikalar bizim velinimetimiz, biz buradan ekmek yiyoruz. Şirketleri sevsek de sevmesek de biz onlardan iş alıyoruz. Bunlarla kavga etmenin bir alemi yok ki. Sen iyi geçineceksin onlarla, arabacı ile firmanın arasını yapacaksın, senin başka bir görevin yok.
“TAKSİLERDEN BİZE İŞ ÇIKMAZ”
Bir de tahdit getirmiş insan burada, korsanla uğraşacaksın. Ama bizim arkadaşımız ağırlıklı olarak hep taksileri bağlatmaya başladı. Tamam, taksiler de korsan ama önce bataklığı bir bitirelim sonra sinekleri yakalarız. Şimdi bir tane minibüs bağlatsan bir arkadaşımıza iş çıkar, bir otobüs bağlatsan —korsan çalışanlardan bahsediyorum— bir arkadaşımıza iş çıkar. Sen akşama kadar taksilerin peşine koşuyorsun, taksilerden bizim arkadaşlarımıza iş çıkmaz. Sadece o arkadaş onun mesaisine gitmiş olur.

“ARKADAŞLARINIMIZIN GELECEĞİ ÇALINIYOR”
Artı plaka fiyatları; ben bıraktığım zaman aşağı yukarı 1 milyon liraya yakındı, şimdi 4,5 milyon liraya düşmüştü. Şimdi gene başladı ufak ufak tırmanmaya. E ne oldu? Bu arkadaşlarımızın geleceğinin çalınması demektir. Artı bir de şu oldu; aşağı yukarı bugün Kocaeli’de 500’den 600 arası borçlu araba var. Bunlar hep yanlış yönetimden ileri geldi. Bir kısmı şeyden olmuştur; bazı fabrikalar biliyorsunuz ekonomi bozuk olduğu için, mesela 18 araba çalışan yer 12’ye indirdi ama bu kadar fark etmez bu.
“KİMSE KİMSEYE GÜVENMEMEYE BAŞLADI”
Bu kavgalardan sonra herkes kendine gardını almaya başladı, kendine çeki düzen vermeye başladı, kimse kimseye güvenmemeye başladı. Eskiden firmalar arabacı çalıştırıyordu, şimdi kendileri aldılar arabayı. Yani arabacılara fazla ihtiyaçları olmuyordu. Bu neden icap etti? Bu iyi geçinmemenin sebebi. Eskiden arabacı çalışırdı, firma kendi çalışmazdı. Çünkü firma kendi çalıştığı zaman zarar ederdi, arabacıyı çalıştırırdı, onun için daha iyiydi o.

“ODANIN ÇOK BÜYÜK YETKİLERİ VARDI”
Artı asıl daha büyüğü; ben bir yığın kararlar çıkarttırdım bu odaya. Bu odanın çok büyük yetkileri vardı. Belediyelerle iyi geçindiğimizden oldu bu. Mesela arıza belgesi veriyorduk. Artı Türkiye’de örneği olmayan okul taşıtları belgesini. O zaman muayeneden geçmiyordu arabalar, sensör olayı çıkmıştı bu İzmir’de bir çocuk arabada kaldı diye biliyorsunuz. Ondan sonra biz bunların altından çıkamadık çünkü o zaman muayene yoktu, pandemide de çıkmıştı. Biz tuttuk bunu belediyeyle görüştük, emniyetle; 2001 senesinde biz çıkarttık onu.
“NEFES ALANDAN PARA TOPLAMAYA BAŞLADI”
Arkadaşlarla belediyelerin iyi geçinmemizin sonucunda oldu bunlar. Ama bu arkadaşımız ondan sonra bu arkadaşımız bunları paraya çevirdi. Ben bile daha 3 ay evvel 2,5 milyon lira verdim bu belgeyi almak için. Aslında kanunen yasak, öyle para alamaz. Odalarda sadece aidat alırsın, bir de faaliyet belgesinin parasını alırsın, diğer paraları alamazsın. Bu arkadaşımız şimdi "biz yönetim kurulu kararı aldık" diye herkesten para toplamaya başladı. Şehir içine 600 tane dönüşümden araba geldi halk otobüslerinden, onlardan birer milyar lira topladı. Yani her gelenden para toplamaya başladı, nefes alandan para toplamaya başladı.

“PANDEMİDEN DOLAYI AİDAT TOPLAYAMADIK”
Bunu ne gerekçe gösterdi? Şimdi 2022’de biz seçimi kaybettiğimiz zaman; "Odayı çok borçlu devraldım, odanın hiçbir şeyi yok" diye yayınlar yapmaya başladı. Hatta odaya "bağış yapın" demişti bu arkadaşımız ilk seçildiği dönemde. Peki odayı borçlu aldın diye bu kadar deklare ettin; Ahmet Taşçı 2022’de sana devrederken 2 sene, 2,5 sene hiç aidat toplamadı. Toplayamadık çünkü pandemiden de çıkmıştık. Bizim kimseye de demiyorduk öyle, parası varsa veriyordu, vermedi ama bir şey demiyorduk.
“2 MİLYON ALACAK BIRAKTIM”
Orada 2 milyon liradan yukarı alacak vardı. Sen o 300 bin lira borcu herkese deklare ettin de; demedin ki "Ahmet Taşçı bizi 2 milyona yakın da alacak bıraktı." Bunları kimseye söylemedin sen. Ben de geçen gün arkadaşa şunu söyledim: "Sadece 2022’de topladığın paraları söyler misin kaç para diye?" Çünkü niye? Bu arkadaşımız geldikten sonra borcu olana evrak vermedi, kuruşuna kadar herkesten parayı aldı. Peki eyvallah, odanın hakkı o alacak parayı ama niye Ahmet Taşçı’yı deklare ediyorsun "herhalde 300 bin lira borç var" diye?
“BİR YIĞIN ARABA BOŞTA”
Sen 2 milyon lira Ahmet Taşçı’nın zamanındaki parayı topladın. Artı ben odadan ayrılırken de o zaman 86.000 lira maaş alacağım vardı, ben onu hibe ettim odaya, parayı almadım ben. Odada da var evrakı. Olay böyle gelişti yani. Ondan sonra bu arkadaşımız tabii millete de söyledi "işte ben onu kaldıracağım, bunu kaldıracağım" ama yaptığı hiçbir şey yok. Aynı şekil devam ediyor, bir yığın da arabalar boşta. Bu yüzden yeniden aday oldum.”
