Yargıtay’dan çiftçiye EYT müjdesi: O makbuzla erken emeklilik!
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarım işçileri için emsal EYT kararı aldı. Ürün prim kesinti makbuzu olan çiftçiler yaş şartı olmadan emekli olabilecek.
Yıllardır tarlalarda ter döken ancak aracı tüccarların veya şirketlerin azizliği nedeniyle sigorta primleri Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına yansıtılmayan tarım işçileri için adaletin kapısı ardına kadar aralandı. Yeniçağ editörü Gülsüm Hülya Sundu’nun hukuk kaynaklarından derlediği dosya detaylarına göre, temeli 1994 yılına kadar uzanan bir hukuk savaşı, yüz binlerce tarım emekçisinin kaderini saniyeler içinde değiştirecek bir içtihatla sonuçlandı.
Kritik yasal sürecin merkezinde, 1994 yılında özel bir tekstil firmasına 3.500 kilo pamuk satan bir çiftçi yer alıyor. Satış esnasında, firmanın mali işler sorumluları tarafından çiftçinin ürün bedelinden yasal prim kesintisi (tevkifat) yapılıyor ancak bu bütçe SGK kasasına aktarılmıyor.
Elindeki tescilli tevkifat makbuzuna dayanan çiftçi, sigorta başlangıcının 1994 yılına çekilmesi talebiyle yargıya müracaat etti. Bu yasal hamle, çiftçinin 60 yaş sınırını beklemeden, yaş şartından muaf şekilde derhal emekli tüzüğüne dahil olması anlamına geliyordu.
Dosya, yerel mahkeme ile üst yargı mercileri arasında tam bir görüş ayrılığına sahne oldu. İlk Derece Mahkemesi sosyal güvenliğin anayasal bir hak olduğunu belirterek çiftçiyi haklı buldu ve sigortalılığı tescil etti. Ancak SGK'nın bütçe itirazıyla devreye giren İstinaf Mahkemesi (BAM), "Para kuruma intikal etmediyse hizmet tespiti yapılamaz" diyerek faturayı çiftçiye kesti.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına karşı İstinaf Mahkemesi direnince, son sözü söylemek üzere dosya en üst merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK) önüne geldi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hukuk tüzüklerine geçecek katı bir kararla tartışmalara son noktayı koydu. Kurul, tescil kararında şu ifadelere yer verdi:
"Ürün bedelinden kesilen primin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığını kontrol etme ve takip etme yükümlülüğü sigortalı vatandaşa yüklenemez. Primi kesip kuruma yatırmayan şirket yöneticileri, bu paradan SGK’ya karşı 'müştereken ve müteselsilen' (ortaklaşa) sorumludur. Kanun, SGK’ya şirketleri denetleme ve o paraları zorla tahsil etme yetkisini zaten vermiştir. Kurum kendi denetim görevini yapmayıp, aradaki tüccarın kötü niyetinin cezasını çiftçiye çektiremez. Vatandaş makbuzu aldığı an sisteme dahil olma iradesini göstermiştir; paranın SGK kayıtlarına girmemiş olması tescile engel değildir."