Selçuk Geçer altındaki o 'ulaşılmaz' rakamı verdi
Ekonomist Selçuk Geçer, küresel piyasalarda yatay seyreden altın fiyatlarına ilişkin ezber bozan yeni bir analiz yayımladı.
Emtia piyasasında bir süredir devam eden durgunluk, fırtına öncesi sessizliği andırıyor. Yatırımcılar "Altın fiyatları düşecek mi?" sorusuna yanıt ararken, ünlü ekonomist Selçuk Geçer YouTube kanalından ezber bozan açıklamalara imza attı. Orta Doğu eksenli jeopolitik kırılmaları mercek altına alan Geçer, ons altın fiyatlarında 5 bin dolar sınırının aşılmasının artık an meselesi olduğunu iddia etti.
Geçer, piyasanın hafızasını tazeleyerek çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Sadece bir yıl öncesine kadar dünya genelinde 2 bin 500 dolar hedefinin büyük bir başarı olarak görüldüğünü, 4 bin 500 doların ise ulaşılamayacak bir hayal olarak nitelendirildiğini hatırlattı.
Bugün gelinen noktada ise küresel bankalar ve yatırımcılar 4 bin 600 - 4 bin 700 dolar bandını yeni bir taban alanı olarak kabul ediyor. Kısacası, bir dönemin zirvesi artık piyasanın en ucuz seviyesi haline geldi. Yaşanacak olası yeni bir jeopolitik krizde altın ve gümüş fiyatlarının kontrolsüz sert hareketler yapması kaçınılmaz görünüyor.
Ekonomist, önümüzdeki döneme dair küresel risklerin büyüklüğüne göre üç farklı yol haritası çizdi. Yatırımcıların portföylerini koruması için bu aşamaları yakından takip etmesi gerekiyor:
Savaşın Kontrollü Devamı: Orta Doğu'daki gerilim mevcut düzeyde kalır ve Hürmüz Boğazı'nden geçişler kontrollü sağlanırsa altın bir süre daha yatay seyreder. Ancak yılın üçüncü çeyreğinden itibaren ons altın 5 bin ile 5 bin 500 dolar seviyesine merdiven dayar.
Hürmüz Boğazı Krizi: Eğer boğazdaki kriz daha da derinleşirse, Fed faiz indirimlerini tamamen rafa kaldırmak zorunda kalır. Küresel sermaye panikle dolar ve tahvillerden kaçarak doğrudan altına sığınır.
Tam Sigorta Dönemi: Finansal sistemdeki risklerin tavan yapmasıyla altın, küresel ekonominin tek koruma kalkanı haline gelir ve fiyatlar hızla yükselir.
Küresel piyasalardaki bu "büyük fay kırılması", geleneksel yatırım alışkanlıklarını da kökten değiştiriyor. Yatırımcılar artık getiri odaklı düşünmek yerine tamamen "güvenli liman" mantığıyla hareket etmeye başladı.
Eğer elinizde birikiminiz varsa, ekranlardaki günlük dalgalanmalara veya kâr satışlarına kapılmadan küresel siyasetin nabzını tutmanız önem taşıyor. Çünkü Hürmüz Boğazı'ndaki en ufak bir kıvılcım, altındaki yükseliş takvimini tahmin edilenden çok daha erkene çekebilir.
Bu içerikte yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.