Dr. Özge Can Ataş çarpıcı rakamları paylaştı: Su kaynaklarının sadece yüzde 0,25’i kullanılabiliyor!
Su kaynaklarının hayati önemi her geçen gün daha da belirginleşirken, Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden Dr. Özge Can Ataş, “oldukça sınırlı su kaynaklarına sahibiz” diyerek dünya genelindeki kullanılabilir durumda olan su kaynaklarıyla ilgili çarpıcı rakamları paylaştı.
Nokta TV ekranlarında yayınlanan Melih Can Şenol ile Akademi Noktası programına konuk olan Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Özge Can Ataş, su kaynaklarının önemine ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı. Dünya genelinde yüzeyde kullanabildiğimiz suyun yalnızca yüzde 0,25’lik bir kısım olduğunu vurgulayan Ataş, bu değerli kaynağın korunmasında sanayicilere de büyük bir sorumluluk düştüğüne dikkat çekti.

“DİLOVASI’NIN KONUŞULMASI GEREKİYOR”
Kocaeli genelinde sanayinin su kaynakları üzerindeki etkisini değerlendiren Ataş, "Kocaeli özelinde, İzmit’ten ziyade daha çok Dilovası konusunun konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Dilovası'ndaki kimya ve boya fabrikalarının yoğunluğu nedeniyle, bölgede yapılan deşarjlar maalesef doğrudan derelere yapılıyor ve bu durum ciddi bir kirlilik yükü oluşturuyor. Yeraltı sistemiyle bağlantılı olan bu dereler, yeraltı sularını da kirletiyor.

SANAYİ VE ÇEVRE ÜZERİNDEKİ BASKI
Bir bölgede sanayinin varlığı; ekonomik ve diğer pek çok açıdan şehre katkı sağlasa da beraberinde olumsuz baskılar da getiriyor. Çevre, hava ve su kirliliğini önlemek adına gerekli tedbirlerin alınması ve disiplinli bir şekilde denetlenmesi gerekiyor. Biz mevcut durumu tespit ediyoruz; ancak bunun olumsuz sonuçlarını engelleyecek kararları almak yöneticilerin elinde” dedi.

“KULLANABİLDİĞİMİZ SU MİKTARI YALNIZCA YÜZDE 0,25’LİK KISIM”
Dünya genelinde kullanılabilir su miktarının çok az olduğuna dair çarpıcı rakamları paylaşan Ataş, “Dünya genelinde su kaynakları oldukça kısıtlı ve sınırlıdır. Şöyle bir örnekle açıklayayım: Dünyadaki su kaynaklarının yüzde 97,5’i denizlerde ve okyanuslarda bulunan tuzlu sulardan oluşuyor. Tatlı su kaynakları ise yüzde 2,5’lik kısımdır; ancak bunların da yüzde 70’i buzullarda bulunduğu için kullanılamaz durumdadır. Geriye kalan yüzde 30’luk kısım ise yer altında. Yani dünya genelinde şu anda; göller, akarsular, dereler gibi yüzeyde kullanabildiğimiz su miktarı sadece yüzde 0,25.

“SANAYİCİLERE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR”
Dolayısıyla oldukça sınırlı tatlı su kaynaklarına sahibiz. Bu kısıtlı kaynakları korumak; hem ülkemizde hem de dünya genelinde sürdürülebilir su yönetimini hayata geçirmek zorundayız. Alınan kararların sahada uygulamak ve denetlemek zorundayız. Tatlı su kaynaklarımızın ne denli sınırlı olduğunu unutmamalı, onları kirletirken bir kez daha düşünmeliyiz. Bu anlamda sanayicilere büyük sorumluluk düşüyor."