Saadet Zeynep Varlı Gürer: Kadınlar ayakları üzerinde durmak istiyorsa ekonomik özgürlük şart
Nokta Medya tarafından ikincisi düzenlenen ‘41 Kadın 41 Başarı Hikâyesi’ programının konuğu olan KOÜ İletişim Fakültesi Görsel İletişim Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Saadet Zeynep Varlı Gürer, “Kadınlar ayakları üzerinde durmak istiyorsa ekonomik özgürlük şart” dedi.
Geçtiğimiz yıl Nokta Medya tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın emeği ve kadının toplum içindeki varlığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen ‘41 Kadın 41 Başarı Hikâyesi’ programının bu yıl ikincisi düzenlendi. Emek, özveri ve başarının ön plana çıktığı programın konuğu olan Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Saadet Zeynep Varlı Gürer, kadın olmayı, akıl, cesaret ve sonsuz bir merhamet olarak tanımlayarak, emeğin ve ekonomik özgürlüğün kadının toplumsal varlığı için önemini vurguladı.

Bize kendinizi ve bugün bulunduğunuz noktaya nasıl geldiğinizi anlatabilir misiniz?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: 2005 yılından itibaren Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde akademisyen olarak çalışmaya başladım. 1999 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra özel sektörde çeşitli işler yaptım. Ancak daha sonra burada bir kadro açılacağı haberini alınca başvuruda bulundum ve akademik kariyerime başlamış oldum.

Sizce bu yolda kadın olmanın zorlukları ve avantajları nelerdir?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Bu meslekte kadın-erkek ayrımı yapmak bana doğru gelmiyor. Avantajlar her iki cinsiyet için de geçerli. Ancak dezavantaj konusunda burada bir ayrım oluyor. Evde bakım hizmeti veriyor olmak, ev işlerinin varlığı, duygusal emek vermek, bunların hepsi kadınlar için fazladan yükler doğuruyor. Bu da kendimize ve işimize ayırmamız gereken zaman açısından kısıtlanmış oluyoruz. Ve her çalışan kadının karşılaştığı erkek egemen dünyanın içinde var olma çabasını bizler de yaşıyoruz.

Hayatımın dönüm noktası dediğiniz bir anı bize anlatır mısınız?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Beni okuduğum kitaplar yönlendirdi. Bakış açımı değiştirdi ve dönüştürdü. Örnek vermem gerekirse; Ayşe Kulin’in ‘Adı Aylin’ romanını gençken okumuştum. Bir kadının, kendi hayatını nasıl değiştirdiğini, dönüştürdüğü ve bu potansiyele sahip olduğunu o romanla birlikte görmüş oldum. Türkan Saylan’ı anlatan ‘Türkan Abla’ eseri de beni çok etkilemişti. Bunların dışında da Virginia Woolf’un ‘Kendine Ait Bir Oda’ adlı eseri. Orada da bir kadının kendine ait bir alanının olmamasının üretimine nasıl olumsuz etkilerde bulunduğunu net bir şekilde görmüş oldum diyebilirim.

Kadın olmayı 3 kelimeyle özetlemeniz gerekirse hangi kelimeleri seçerdiniz?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Akıl, cesaret ve sonsuz bir merhamet diyebiliriz. Kadın, bunların ve daha birçok özelliğin birleşiminden oluşan bir varlık.
"Yeniden başlıyoruz" dedirten ve size güç katan bir motivasyon kaynağınız var mı?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Ben biraz duygusal bir yapıya sahibim. Bu sebeple benim için ailem ve arkadaşlarım ciddi bir motivasyon kaynağı. Ama söylemeden geçemeyeceğim bir kız evladım var. O benim motivasyonumun temelini oluşturuyor. Onu dünyaya getirmiş olmanın sorumluluğu ve ayakları üzerinde durabileceği yaşa kadar rehberlik edebilecek bir potansiyele sahip olmam lazım. En önemli motivasyon kaynağım bu.

Peki bugün bulunduğunuz yerden geçmişteki kendinize ya da içinizdeki küçük kıza ne söylemek isterdiniz?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Bu yolda mutlaka engeller çıkacak, ayağına küçük taşlar değecek o taşları ayağınla bir kenara git, yoluna devam et ve anın tadını çıkar. Çünkü hayat çok kısa.
Size güç veren bir kadın rol modeliniz var mı?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: İnsanın hayatını boyunca özdeşim kurmak istediği, beğenerek takip ettiği insanlar var ama benimki ailemden biri. Anneannemin annesi. Aslında ben onu görmedim ama onun hikâyesi beni derinden etkilemişti. Genç yaşında dul kalmış, 3 çocuğuna ve kendi kardeşlerine ebeveynlik yapmış. Tek bir maaşla 4 çocuğu büyütmüş ve onları çok iyi mevkilere getirmiş. Bununla da kalmamış, çocuklar kendi ayakları üzerinde durmayı başardıktan sonra kendi yolunu çizmeye çalışmış. Çalışmaya başlamış ve bir evlilik gerçekleştirmiş. Bu anlattıklarım 1889 ile 1945 yılları arasında yaşanıyor. Genç yaşta vefat etmiş. Ama o bu ömrüne bir mücadele sığdırmış. Bu benim için çok değerli bir hikâye.

Kendini güçsüz hisseden ve yeniden başlamak isteyen bir kadına ne söylemek isterdiniz?
Saadet Zeynep Varlı Gürer: Herkes kendi içindeki değeri bulsun. Ve ekonomik özgürlük şart. Bu toplumda kadınlar kendi ayakları üzerinde durmak istiyorsa ekonomik özgürlüğe kavuşmak zorundalar. Yılmadan yollarına devam etsinler, kendi hikâyelerinin kahramanları olsunlar ve kendi hikâyelerini kendileri yazsınlar.