Prof. Dr. İdil Sayımer: Motivasyonu kendi içimde buluyorum
KOÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Sayımer ‘41 Kadın 41 Başarı Hikâyesi’ programına konuk oldu. Sayımer açıklamasında, “Motivasyonu hep kendi içimde buluyorum. Kendimize öz şevkat gösterirsek her zaman o gücü bulabiliyoruz” dedi.
Nokta Medya geçen yıl düzenlediği ve çok ses getiren ‘41 Kadın 41 Başarı Hikâyesi’ programının ikincisini düzenledi. Programın en büyük amacı ise Kocaelili kadınların mücadelelerini ve başarılarını ön plana çıkarmak. Bu bağlamda Nokta Medya olarak Kocaelili kadınların ilham verici hikâyelerini sizler için dinledik...

“AYAĞA KALKIP YOLUMUZA DEVAM EDEBİLİRİZ”
Programımıza Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Sayımer de konuk oldu. Sayımer, kadın olmayı, emek, empati ve dayanıklılık olarak tanımlayarak “Kötü hissettiğimiz günler var. Yaslarımız var. Bunları da yaşamak lazım. Ama mutlaka kendimize biraz izin verdikten sonra ayağa kalkıp yolumuza devam edebiliriz. Bu motivasyon kadınların içinde var. O yüzden lütfen kendilerine olan güveni kaybetmesinler ve yollarına devam etsinler” dedi.

Bize kısaca kendinizi ve bugün bulunduğunuz noktaya nasıl geldiğinizi anlatır mısınız?
İdil Sayımer: İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara’da tamamladım. Babamım görevi nedeniyle Ankara’da bulunuyorduk. TED Ankara Lisesi mezunuyum. Daha sonra lisans, lisansüstü ve doktora eğitimimi İstanbul Üniversitesi’nde tamamladım. Uzun yıllar özel sektörde görev yaptım. Ama lisansüstü çalışmalarıma özel sektörde çalışırken başladım. Uluslararası bir İngiliz şirketinde çalışıyordum ve kadın kariyerini önemseyen bir şirketti. Dolayısıyla bu konuda oldukça şanslıydım diyebilirim. 90’lı yılların başında başladım yüksek lisansa ve daha sonra bir yol ayrımına geldim. Akademide devam etmeyi çok arzu ediyordum. Bu şekilde başladı kariyerim. 2000 yılından beri Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesiyim. 2015 yıından beri profesör olarak görev yapıyorum. Halen İletişim Fakültesi dekanlığını yürütüyorum. Kariyer başladıktan sonra öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarınıza devam ettikçe yolunuz açılıyor. Sırayla doçentlik ve profesörlük geliyor. Çok emek isteyen zahmetli bir meslek araştırmacılık ve bilim insanlığı. Ama çok seviyorum çünkü öğrenciler ve gençlerle beraberiz. Bu bizi canlı tutuyor. Öğrencilerimizden çok şey öğreniyoruz. Sadece biz onlara öğretmiyoruz. Bugün bulunduğum nokta öğrencilerim ve kendi çalışmalarım sayesindedir diyebilirim.

“AKADEMİSYENLİK KADINLARA ÇOK YAKIŞIYOR”
Peki sizce bu yolda kadın olmanın avantajları ve zorlukları neler?
İdil Sayımer: Hemen zorluklardan bahsetmeyelim. Çünkü akademisyen olmak yeteri kadar zor zaten. Hem ders veriyorsunuz hem ders içerikleri hazırlıyorsunuz hem de akademik araştırmalar yapıyorsunuz. Bunun çalışma saati yok. 7/24 çalışıyoruz. Ama avantajları da var. Bir kariyer sahibi oluyorsunuz. Çok özel bir çalışma alanı. Türkiye’de kadınlar akademide çok yüksek sayıda var. 2025 yılı itibariyle yüzde 50’yi geçmiş durumda kadının akademideki oranı. Dolayısıyla akademisyenlik ilerlemeye açık bir alan. Diğer meslek dallarıyla kıyaslayacak olursa kadınlar için benim çok önerdiğim ve yakıştırdığım bir alan. Araştırmaların getirdiği yoğun çalışma programı sadece ders vermek, makale yazmak ile de sınırlı kalmıyor. Projeler üretiyoruz. Hemen hemen bütün vaktimizi alıyor diyebilirim.

"Bu benim hayatımın dönüm noktası oldu" dediğiniz bir anı bize anlatabilir misiniz?
İdil Sayımer: Bir İngiliz şirketinde çalıştığımı söylemiştim. Orada çalışırken bir yandan da yüksek lisansa başladım. Acaba akademiye nasıl geçerim diye düşünürken şu anda İtalya’da yaşayan benim de yakın bir arkadaşım bana ‘İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans neden yapmıyorsun?’ diye sordu. Çünkü ben de şirkette genel müdürle çalışıyordum. Bu işlerle ilgileniyorum. Kariyerim aslında öyle başladı. Belki daha sonra başlayabilirdi. Ama arkadaşımın önerisiyle ben biraz daha erkene çekmiş oldum. Dönüm noktası odur diyebilirim. Hala da kendisine söylerim. ‘Senin sayende bugün bu noktaya geldim’ diye.

“EMEK, EMPATİ VE DAYANIKLILIK”
Peki, kadın olmayı üç kelimeyle özetlemeniz gerekirse hangi kelimeleri seçerdiniz?
İdil Sayımer: Kadın olmayı 3 kelimeyle özetlemek çok mümkün değil aslında. Ama emek diyebilirim. Kadınlar hayatın her alanında büyük emek sarf ediyorlar. Kadınlarda hep merhamet duygusundan söz ediliyor. Ama ben merhameti bir kenara koyuyorum ve empati diyeceğim. Çünkü merhamet biraz aşağıya doğru akan bir duygu. Sizden daha aşağıda olan, sınıfsal olarak ya da beceri olarak daha aşağıda olan birisine karşı duyulan bir duygu. Ama empati öyle değil. İnsanların her ne olursa olsun ayrımcılık yapmadan herkesin duygu ve düşüncelerini anlayabilmek, tolere edebilmek, kendimizi onun yerine koyabilmek. Bu kadınlarda biraz daha fazla. O yüzden kadınların empati yeteneğinin daha yüksek olduğunu söylüyorum. Dayanıklılık diyebiliriz. Kadınlar birçok şeye biraz daha dayanıklı. Çünkü sırtlarında çok yük var. Bunları kaldırabilmek için dayanıklılıkları artıyor.

“MOTİVASYONU HEP KENDİ İÇİMDE BULUYORUM”
“Yeniden başlıyoruz” dedirten ve size güç katan bir motivasyon kaynağınız var mı?
İdil Sayımer: Ben motivasyonu hep kendi içimde buluyorum. Çünkü en doğrusu bu. Biraz kendimize öz şevkat gösterirsek her zaman o gücü bulabiliyoruz. Tabii hayat çok zor. Zorluklar var. Bizim kontrolümüzde olmayan yönetemediğimiz durumlar var. Motivasyonumuz düşebiliyor. Ama yine kendi içime dönüp biraz kendimi dinleyerek kendime karşı daha anlayışlı olarak yoluma devam ediyorum.

“KENDİNE GÜVENMEYİ HİÇBİR ZAMAN BIRAKMA”
Bugün bulunduğunuz yerden geçmişteki kendinize ya da içindeki küçük kıza ne söylemek isterdiniz?
İdil Sayımer: Gençken, üniversite yıllarında bütün gençlerin yaptığı gibi çok hayaller kurduk. Bazıları çok pembe hayallerdi. Hayatın zorluklarla dolu olduğundan da bahsederim ama “Kendine güvenmeyi hiçbir zaman bırakma” derdim. Ben öyle yaptım gerçekten. Erken yaşta bunu kendime söylemişim herhalde. İçselleştirmişim. Herkes gibi zorluklarla ve engellerle karşılaştım. Bir şekilde düşe kalka yolumuza devam ettik. Gençlere ve kendi gençliğime “Kendine güven, yoluna devam et” derdim.

“ROL MODELİM ANNEM”
Peki, size güç veren bir kadın rol modeliniz var mı?
İdil Sayımer: Bir değil bir çok kadın var aslında. Türkiye tarihi Osmanlı’dan bugüne, Cumhuriyet tarihi ile birlikte de artan göz önünde olan başarılı, kendini kanıtlamış bir çok kadın var. Ama ben hayatımızın en temel referans noktası olan annelerimizden bahsetmek isyeteceğim. Benim rol modelim annem oldu her zaman. Diğer anneler gibi özel bir insandı. Biz iki kız kardeşiz. Güçlü kadınlar olmamız yolunda bizi hep motive etti. Destek verdi. Şefkatiyle, yol göstericiliğiyle bize çok şey kattı. Annem bize çok iyi bir rol model oldu o anlamda. Bu bakımdan şanslıyız. Şu an içinde bulunduğum akademide de bir çok kadının ismini vermek mümkün ama sanırım Kocaeli Üniversitesi’nde olduğum için daha önce burada rektörümüz olan bir kadın var: Sezer (Komsuoğlu) Hocamız. Onu da anmadan geçmek istemiyorum. İyi bir rol model oldu. İyi bir yöneticiydi. Üniversite bakımından şanslıyız. Bir kadın rektörümüz oldu. Önümüzdeki yıllarda yine olacağını düşünüyorum. Çok kıymetli akademisyenlerimiz var.

“AYAĞA KALKIP YOLUMUZA DEVAM EDEBİLİRİZ”
Şu an sizi izleyen, kendini güçsüz hisseden ve yeniden başlamak isteyen bir kadına ne söylemek istersiniz?
İdil Sayımer: Zaman zaman kendimizi güçsüz hissedebiliyoruz. Hayat dümdüz gitmiyor. Çok engelle karşılaşıyoruz. Bizim kontrolümüzde olamayacak şeyler var. Sosyal, politik, ekonomik birçok şeyle karşılaşıyoruz. Bunlar bizi bezdirebiliyor. Engel çıkarıyor ve motivasyonumuzu düşürüyor. Bu durumda olan kadınlarda yine kendi ayakları üzerinde durmaya devam etsinler. Bu iyi olma hali sürekli değil. Kötü günlerimiz var. Kötü hissettiğimiz günler var. Yaslarımız var. Bunları da yaşamak lazım. Ama mutlaka kendimize biraz izin verdikten sonra ayağa kalkıp yolumuza devam edebiliriz. Bu motivasyon kadınların içinde var. O yüzden lütfen kendilerine güveni kaybetmesinler ve yollarına devam etsinler. Bütün kadınların Kadınlar Günü’nü kutlamak istiyorum. Kadınlar hayatın her alanında emek harcıyorlar.